Microsoft, kullanıcıların yeni işletim sistemini öncülü Vista'dan daha çok tercih etmelerini beklerken, Windows 7 yeni çoklu medya uygulamaları ve internette veri depolama özellikleriyle dikkat çekiyor.
Vista'nın piyasaya çıkmasından 3 yıl sonra çıkarılan ve beta versiyonları Blackcomb ve Vienna olarak bilinen Windows 7, altı ayrı versiyonuyla satışa sunulacak.
PC kullanıcılarının daha çok Home Premium ve Professional versiyonlarını tercih etmeleri beklenirken, diğer versiyonların gelişmekte olan ülkelerdeki kullanıcılar ile şirket ve kurumsal çalışanları hedeflediği belirtiliyor.
Tüm ve en basit versiyonların yazılımı 32 ve 64 bit kullanıma uygun olacak.
Aile paketini satın alanlar üç PC'ye kadar bu yazılımı yükleyebilecek.
Yazılımın Home Premium paketinin İngiltere'deki satış fiyatı 79,99 sterlin (yaklaşık 200 TL), 1 Ocak 2010'dan itibaren de 99,99 sterlin (yaklaşık 250 TL) olacak.
Daha hızlı ve netbook gibi ucuz taşınabilir cihazlarda da çalışacak şekilde tasarlanan yeni işletim sistemi, dokunmatik ara yüzü, el yazısı tanıma özelliği ve çok çekirdekli işlemcilerle çalışabilmeyi destekleyecek.
Görev çubuğunda da bazı değişiklikler yapılan yeni işletim sistemindeki bazı yeni özelliklerin Apple'ın Mac bilgisayarlarındaki işletim sistemindekilere benzemesi dikkat çekiyor.
23 Ekim 2009 Cuma
Altını altın yapan bir bakteriymiş
Bilimadamları altın içerikli eriyiklerin bir bakteri sayesinde metalik altın parçacıklarına dönüştüğünü keşfettiklerini açıkladı.
Proceedings of the National Academy of Science dergisinde, "Cupriavidus metallidurans" bakterisi, altının mineralleşme katalizörü olarak açıklanıyor. Söz konusu bakteri bir çekirdeği metalik altına dönüşmesi için uyararak, altın iyonlarını zehirden arındırıyor. Böylece altın tanecikleri büyümeye başlıyor, diyor araştırmaya katılan Alman bilim adamı Dietrich Nies.
Aslında mikropların altının üzerinde bir biyofilm şeklinde büyüdüğü daha önceleri de biliniyordu ama işlevleri araştırılmamıştı. Adelaide Üniversitesi’nden Frank Reith yönetiminde çalışan araştırmacılar şimdi C.metallidurans mikrobunun bir altın eriyiğindeki etkisini inceledi. Altın kompleksleri zehirlidir ve C.metallidurans bakterisinde oksidatif strese neden oluyorlar. Bakteri bu tehdide altın iyonlarını metalik altına indirgeyerek tepki veriyor. Bu süreci, senkrotron ışıma, foton ışık kaynağı ve moleküler bakteriyel tekniği gibi yöntemleri bir araya getirerek görünür kılan bilim insanları, bakteri sanki altının oluşumu için gerekliymiş gibi görünüyor diyor. Ayrıca aynı etkinin gümüş ve bakırın oluşumunda da işlediği düşünülmekte.
Bilimadamları altın içerikli eriyiklerin bir bakteri sayesinde metalik altın parçacıklarına dönüştüğünü keşfettiklerini açıkladı.
Proceedings of the National Academy of Science dergisinde, "Cupriavidus metallidurans" bakterisi, altının mineralleşme katalizörü olarak açıklanıyor. Söz konusu bakteri bir çekirdeği metalik altına dönüşmesi için uyararak, altın iyonlarını zehirden arındırıyor. Böylece altın tanecikleri büyümeye başlıyor, diyor araştırmaya katılan Alman bilim adamı Dietrich Nies.
Aslında mikropların altının üzerinde bir biyofilm şeklinde büyüdüğü daha önceleri de biliniyordu ama işlevleri araştırılmamıştı. Adelaide Üniversitesi’nden Frank Reith yönetiminde çalışan araştırmacılar şimdi C.metallidurans mikrobunun bir altın eriyiğindeki etkisini inceledi. Altın kompleksleri zehirlidir ve C.metallidurans bakterisinde oksidatif strese neden oluyorlar. Bakteri bu tehdide altın iyonlarını metalik altına indirgeyerek tepki veriyor. Bu süreci, senkrotron ışıma, foton ışık kaynağı ve moleküler bakteriyel tekniği gibi yöntemleri bir araya getirerek görünür kılan bilim insanları, bakteri sanki altının oluşumu için gerekliymiş gibi görünüyor diyor. Ayrıca aynı etkinin gümüş ve bakırın oluşumunda da işlediği düşünülmekte.
Proceedings of the National Academy of Science dergisinde, "Cupriavidus metallidurans" bakterisi, altının mineralleşme katalizörü olarak açıklanıyor. Söz konusu bakteri bir çekirdeği metalik altına dönüşmesi için uyararak, altın iyonlarını zehirden arındırıyor. Böylece altın tanecikleri büyümeye başlıyor, diyor araştırmaya katılan Alman bilim adamı Dietrich Nies.
Aslında mikropların altının üzerinde bir biyofilm şeklinde büyüdüğü daha önceleri de biliniyordu ama işlevleri araştırılmamıştı. Adelaide Üniversitesi’nden Frank Reith yönetiminde çalışan araştırmacılar şimdi C.metallidurans mikrobunun bir altın eriyiğindeki etkisini inceledi. Altın kompleksleri zehirlidir ve C.metallidurans bakterisinde oksidatif strese neden oluyorlar. Bakteri bu tehdide altın iyonlarını metalik altına indirgeyerek tepki veriyor. Bu süreci, senkrotron ışıma, foton ışık kaynağı ve moleküler bakteriyel tekniği gibi yöntemleri bir araya getirerek görünür kılan bilim insanları, bakteri sanki altının oluşumu için gerekliymiş gibi görünüyor diyor. Ayrıca aynı etkinin gümüş ve bakırın oluşumunda da işlediği düşünülmekte.
Bilimadamları altın içerikli eriyiklerin bir bakteri sayesinde metalik altın parçacıklarına dönüştüğünü keşfettiklerini açıkladı.
Proceedings of the National Academy of Science dergisinde, "Cupriavidus metallidurans" bakterisi, altının mineralleşme katalizörü olarak açıklanıyor. Söz konusu bakteri bir çekirdeği metalik altına dönüşmesi için uyararak, altın iyonlarını zehirden arındırıyor. Böylece altın tanecikleri büyümeye başlıyor, diyor araştırmaya katılan Alman bilim adamı Dietrich Nies.
Aslında mikropların altının üzerinde bir biyofilm şeklinde büyüdüğü daha önceleri de biliniyordu ama işlevleri araştırılmamıştı. Adelaide Üniversitesi’nden Frank Reith yönetiminde çalışan araştırmacılar şimdi C.metallidurans mikrobunun bir altın eriyiğindeki etkisini inceledi. Altın kompleksleri zehirlidir ve C.metallidurans bakterisinde oksidatif strese neden oluyorlar. Bakteri bu tehdide altın iyonlarını metalik altına indirgeyerek tepki veriyor. Bu süreci, senkrotron ışıma, foton ışık kaynağı ve moleküler bakteriyel tekniği gibi yöntemleri bir araya getirerek görünür kılan bilim insanları, bakteri sanki altının oluşumu için gerekliymiş gibi görünüyor diyor. Ayrıca aynı etkinin gümüş ve bakırın oluşumunda da işlediği düşünülmekte.
05 Aralık 2008 Cuma
Firefox kullanıcıları dikkat!

Antivirüs programı BitDefender, birçok bilgisayar kullanıcısının tercih ettiği Mozilla programının internet tarayıcısı Firefox'u doğrudan hedef alan bir virüs yazılımı buldu.
Softpedia'nın internet sitesinde verilen habere göre, Firefox'un bir eklentisi görüntüsü verilen yazılım, tarayıcıyı kullanan ve internet üzerinden alışveriş yapan bilgisayar sahiplerinin, banka hesap numaraları dahil birçok özel bilgilerine erişim olanağı tanıyan trojan içeriyor.
BitDefender'ın, "Trojan.PWS.ChromeInject" adını verdiği yazılım, kendisini tarayıcıya, "Greasemonkey" olarak kayıt ettiriyor. Firefox'un, aynı adı taşıyan gelişmiş ve yasal bir eklentisi bulunuyor. Bu da kullanıcıların, virüs yazılımını teşhisini zorlaştırıyor. Virüs, npbasic.dll adı taşıyan DLL dosyalarından oluşuyor ve kendisini, Firefox eklenti diziniyle chrome dosyası içinde yer alan JavaScript, tarayıcı.js dosyasına atıyor.
Bu iki dosyanın, bilgisayardaki özel konumlarda bulunması, söz konusu trojanın bilgisayara bulaştığına dair bir belirti olarak görülüyor.
BitDefender'ın, "Trojan.PWS.ChromeInject" adını verdiği yazılım, kendisini tarayıcıya, "Greasemonkey" olarak kayıt ettiriyor. Firefox'un, aynı adı taşıyan gelişmiş ve yasal bir eklentisi bulunuyor. Bu da kullanıcıların, virüs yazılımını teşhisini zorlaştırıyor. Virüs, npbasic.dll adı taşıyan DLL dosyalarından oluşuyor ve kendisini, Firefox eklenti diziniyle chrome dosyası içinde yer alan JavaScript, tarayıcı.js dosyasına atıyor.
Bu iki dosyanın, bilgisayardaki özel konumlarda bulunması, söz konusu trojanın bilgisayara bulaştığına dair bir belirti olarak görülüyor.
04 Kasım 2008 Salı
Plazma TV'ler artık esniyor

Shinoda Plasma isimli bir Japon firması, 3m genişliğindeki plazma ekranıyla gelecek yıla damgasını vurmaya hazırlanıyor. 125 inç'lik bir ekrana sahip olması beklenen yeni plazma ekran, üreticisi Shinoda Plasma tarafından geçtiğimiz günlerde Japonya'da gerçekleştirilen FPD International sergisinde gözler önüne serildi.
Plazma ekranı diğerlerinden ayıransa boyutları değil... Plazma sadece 1 mm kalınlığında ve esnek bir yapıya sahip. Bu sayede kullanıcılar, ekranı bükme gibi bir şansa sahip olabiliyor.
Ancak esnek plazma teknolojisinin alması gereken daha çok yol var, zira ekran sadece 960 x 360 piksel çözünürlüğü destekliyor. Bu çözünürlük, günümüz standart TV yayınları için bile yeterli değil.
Temel olarak yeni plazma ekranlarının plazma teknolojisine dayandığını ifade eden şirketin önemli isimlerinden Manabu Ishimoto, diğer plazma'lardan farklı olarak geliştirdikleri yeni ürünün kendine has bir teknolojiyi de beraberinde getirdiğinin altını çizdi.
1.4kg'lık ağırlığı ve 600Watt'lık güç tüketimiyle dikkat çekiyor.
Plazma ekranı diğerlerinden ayıransa boyutları değil... Plazma sadece 1 mm kalınlığında ve esnek bir yapıya sahip. Bu sayede kullanıcılar, ekranı bükme gibi bir şansa sahip olabiliyor.
Ancak esnek plazma teknolojisinin alması gereken daha çok yol var, zira ekran sadece 960 x 360 piksel çözünürlüğü destekliyor. Bu çözünürlük, günümüz standart TV yayınları için bile yeterli değil.
Temel olarak yeni plazma ekranlarının plazma teknolojisine dayandığını ifade eden şirketin önemli isimlerinden Manabu Ishimoto, diğer plazma'lardan farklı olarak geliştirdikleri yeni ürünün kendine has bir teknolojiyi de beraberinde getirdiğinin altını çizdi.
1.4kg'lık ağırlığı ve 600Watt'lık güç tüketimiyle dikkat çekiyor.
İnternet, TV'yi öldürür mü?

Nielsen Company tarafından yapılan araştırma, her geçen gün yaygınlaşan internet kullanımının televizyon alışkanlıklarına zarar vermediğini ortaya koyuyor. Aksine, televizyon ve internet alışkanlıklarının birbirini tamamlayıcı etkiye sahip oldukları iddia ediliyor. İnternet kullanıcılarının %20'si günde 250 dakikadan fazla televizyon izlerken, aynı oran internetle arası iyi olmayanlarda 220 dakikaya düşüyor. Web sörfçülerinin %80'inin bilgisayar başındayken bir gözü TV'de. Televizyon izlemenin ne kadar faydalı(!) bir alışkanlık olduğu tartışmaya açık olsa da, bu sonuçlar hiç değilse favori dizilerimizin bir süre daha "internet yüzünden" reyting kurbanı olmayacağını gösteriyor.
14 Ağustos 2008 Perşembe
En iyi bloglar yarışıyor!
Windows Vista konusunda bir internet günlüğü mü tutuyorsunuz? İnsanların yapacakları işleri mi kolaylaştırıyorsunuz? Onlara bir sürü püf noktası mı sunuyorsunuz? Hepsinden önemlisi, sizi takip eden büyük bir kitle mi var? O zaman Windows Vista Magazine ve WinVistaClub'ın birlikte hazırladığı yarışmaya katılabilirsiniz. Bu yarışmaya katılmak içim herhangi bir coğrafi engel yok. Yapmanız gereken ise basit: WinVistaClub internet sitesini ziyaret ederek forumlarına kayıt olmak ve sitenizden bahsetmek.Ödüllerde Ne Var?Birinci olan sitenin sahibi bir adet Windows Vista Ultimate 32/64 bit paketi, 1 yıllık ücretsiz Eset Smart Security Suite, Magic Utilities ve MagicTweak yazılımlarının lisanslarını, bir yıllık Windows Vista Magazine aboneliği ve WinVistaClub internet sitesinden kendi sitesine üç ay boyunca bir bağlantı kazanacak. Yarışmaya başvuru 10-25 Ağustos arasında yapılabiliyor. Adresi ise şu: http://www.winvistaclub.com/forum/windows-vista-clubhouse/18647-submit-entries-best-windows-vista-blog-contest-2008-a.htmlKatil eden oyun!
Bir zamanlar tek derdimiz "kendini Pokemon sanıp pencereden atlayan çocuk" idi. Şimdilerde ise "GTA IV oynayıp taksici öldüren genç" konuşuluyor. Maddi kazanç, etikten üstün tutulduğu sürece de bu tarz haberler gözlenmeye devam edilecek gibi görünüyor. Zira yapılan araştırmalar, ABD'de "Yetişkin" olarak sınıflandırılan ve 17 yaşından küçüklere satılması yasak olan Grand Theft Auto IV'ün müşterilerinin %17'lik bir bölümü, 6 ila 16 yaş arası çocuklardan oluşuyor.Para Her Yerde ParaÜstelik oyunu edinen çocukların %61'i oyunu mağazadan bizzat kendisi almış. Diğer bir deyişle; ABD'de 17 yaşın altına satılması yasak olan bir ürün, 6 ila 16 yaş arası çocuklara satılabiliyor. Yani Tekel ürünlerini çocuklara satan büfelere artık "Amerika'da olsan bunu yapamazdın" şeklinde nağme okumanın pek havası kalmadı, çünkü ABD'de de durum pek farklı değil.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)